ÇAĞLAYAN MAHALLESİ

 

Düztepe Sokak, Karakaya Sokak, Orta Sokak, Çukur Sokak

Çağlayan Mahallesi, eski Yağmurca Köyü’nün Ezedin Mahallesi’dir. 1989 yılında yapılan bir oylamayla Yağmurca Köyü’nden ayrılarak Çağlayan Köyü adını almıştır. Köye isim verme konusu gündeme geldiğinde Ezedin adı alınmak istenmiş ancak, Ezedin adının Rumca olduğu gerekçesiyle bu isim alınamamıştır. Sonunda köyün güney tarafında bulunan ve Damdüzü mevkiinden doğup, Aksu Deresi’ne dökülen Akçağlayan (Akçağlan) Deresi’nden esinlenilerek, köye Çağlayan adı verilmiştir.

Mahallemizdeki bütün sülalelerin soyağaçları araştırıldığında, ortalama 40 yaşında biri için en fazla altı göbek ileriye gidilebilmektedir, (dedesinin, dedesinin dedesine ulaşılabilmektedir). Oradan ilerisi bilinememekte ve ulaşılan ilk kişi köye başka bir yerden gelmiştir. Buradan hareketle köyümüzdeki hali hazırdaki yerleşim ortalama 200-250 yıl öncesine dayanmaktadır.

Giresun tarihi konusunda araştırmaları bulunan Mehmet Fatsa’nın 15. Yüzyıl’da, Giresun tarihi kitabında Ezedin ve Yağmurca adlarına rastlanılmamaktadır. Daha önceleri köyde yerleşim olduğuna dair duyumlar ve deliller varsa da pek sağlıklı bilgi bulunmamaktadır. Bu bilgiler şu şekildedir:

Köyümüzün orta mahallede bulunan ve “Çavuş Bahçesi” olarak adlandırılan bölgesi ve civarı, haritalarda mezarlık olarak görülmektedir. Bu bölgeden ve civarından çok sayıda mezar çıktığı bilinmektedir.
Tarla açarken veya açılmış tarlalar herklenirken tesadüfen bulunan küp kırıkları, topraktan yapılma eşyalar köyümüzde eskiden yerleşim olduğunun kanıtıdır. Ayrıca çeşitli kişiler tarafından pişirilmiş topraktan yapılma su borusu (künk) bulduğunu bilinmektedir.
Ezedin’de daha önceden Rum nüfus bulunduğu, ilk Müslümanların köye geldiğinde bu Rumları sürdüğü veya göçe zorladığı söylenmektedir. Bu giden Rum ahaliden üç kişi veya çocuğun geride kaldığı, bunların Akçağlan Deresi’nde bulundukları, birisinin öldürüldüğü, diğer ikisinin Müslüman olarak köyde kaldıkları halk arasında anlatılmaktadır. Ancak göç eden Rumların evlerinden geride hiçbir kalıntı bulunmadığı gibi, varlıkları hakkında da çok az bilgi kalmıştır. Gerişin arkasında “Matus’un Yeri” denen bir yer bulunmaktadır. “Matus” Rum veya Ermeni ismi olabilir. Orijinali de Matteus veya Matius olmalıdır.
Yama Tepesi denilen mevkide bir taşın kovuğunda küp ve içinde insan kemikleri bulunmuştur. Guçça gıranında mezar bulunmuş ve kilise temeli olduğu sanılan bir takım dizili taşlara rastlanmıştır. Taşların gayet düzgün kesildiği belirtilmekte ve inceleyenlerin bir yapı temeli olduğu hakkında hiçbir şüpheleri bulunmamaktadır.